top of page

Var edip değer verene, sevene şükürler olsun!



seyreyle...
seyreyle...

Bazen durup düşünüyorum… Allah’ın ilminde hep vardım. Henüz bedenim yoktu, nefes almıyordum, zamanla tanışmamıştım ama O beni biliyordu. Benim hakkımda her şeyi… Nasıl görüneceğimi, hangi gün doğacağımı, hangi yollardan geçeceğimi…


Bu düşünce beni derinden sarsıyor: Eğer Allah istemeseydi, ben sadece O’nun ilminde “bilinen” bir varlık olarak kalabilirdim. Yaratılmadan, hiç varlık sahnesine çıkmadan, bizim açımızdan mutlak yoklukta… Ama O beni ilminden çıkardı, kudretiyle var etti.


Var olmak, Allah’ın bana “Seni görmek, sevmek ve bilmek istedim” demesiydi.


O, el-Hâlık ismiyle yoktan var etti,

el-Bârî ismiyle beni kusursuz ve uyumlu kıldı,

el-Musavvir ismiyle en güzel surette biçimlendirdi.

el-Vedûd ismiyle beni sevdi ve sevgisini kalbime koydu,

el-Latîf ismiyle hayatıma incelikle dokundu,

er-Rahmân ve er-Rahîm isimleriyle rahmetini üzerimden hiç eksik etmedi.


Demek ki var olmam, Allah’ın sevgisinin ve değer vermesinin bir sonucu.


Mevlânâ der ki:

“Sen, henüz toprak değilken de vardın; O’nun gönlünde vardın.”


Ve…

Var olmak; Allah’ın sana ‘Ol’ diyerek kendi aynasında seni seyretmesidir.


Var mı ötesi?



Aile Danışmanı

Rumeysa Kuzuca


 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Babamız İbrahim’in Kurbanı ve Bize Düşen Pay

Bizlere farz kılındığında kurban; temel maksat elbette et ve kan olamazdı değil mi? Bıçağın altına yatan bir kul, insan, Hacer’in canından bir parçası, İbrahim’in imtihan kapısı İsmail’di. … Babamız İ

 
 
 
yas , yokluğun verdiği acıya karşı dayanıksızlık

Kimisi bardağı kırılınca Kimisi kedisi kaçınca Kimisi yemek bulamayınca Kimisi sevdiği gittiğin de Hepsi yas .. bir gün varlığın sonu olacağını bildiğin halde olmayacakmış gibi sarılmak Allah bu yüzde

 
 
 

Yorumlar


bottom of page